Opmer - Ana Sayfa
 
Mağazamıza Hoşgeldiniz,
Üye Ol Üye Girişi
Müşteri Hizmetleri Yardım Siparişinizi takip edin...
Alışveriş Sepetiniz.LENS SEPETİM
Şeffaf Numaralı Lens Renkli Kozmetik Lens Renkli Numaralı Lens Toric (Astigmat) Lens Renkli Toric (Astigmat) Lens Multifocal (Uzak+Yakın) Lens Sert (GP) Lens
Prostetik (İris) Lens Chromagen (Renk Körlüğü) Lensi Afak (Pediatrik) Lens Ortokeratoloji (Uyku) Lensi Lens Solüsyonları Lens Bakım Ürünleri
Arama :
ANASAYFA   |   İLETİŞİM
Bu sayfalar bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup; doğru yada yanlış anlaşılması kullanıcının sorumluluğundadır. Burda bulunan bilgiler asla teşhis veya tedavi önerisi olamaz asıl olan uzman bir göz hekimi tarafından yapılan teşhis ve tedavilerdir.
Yardım Konuları
Lens Hakkında
Göz Kırma Kusurları
Göz Hastalıkları
Katarakt nedir?

En yaygın olarak, yaşlılığa bağlıdır. 52 ve 64 yaşları arasında katarakt olma şansı yaklaşık %50'dir, ancak görmede azalma 65 yaşından sonra başlar. 75 ve 85 yaşları arasındakilerin yaklaşık %50'si katarakt nedeni ile görme kaybı yaşamaktadır. Katarakt, normalde saydam olan lensin matlaşması sonucu gelişir.
Katarakt bir tümör ya da gözün üzerinde gelişen yeni bir doku değil ancak lensin kendisinin sislenmesidir. Katarakt geliştiğinde buzlu bir camın ardından bakılıyor gibi görme ağrısız bir şekilde azalır. Lens, irisin arkasında yer alır ve keskin bir görüntü oluşturmak üzere ışığı retinaya odaklar. Katarakt geliştiğinde lens ışığı düzgün bir şekilde odaklayamaz ve retinada net bir görüntü oluşmaz. Katarakt başlangıçta lensin tümünü kaplamaz ve görmede belirgin oranda bozukluk yapmaz. Katarakt lensin büyük bir bölümünü kapladığında görme bozulur. Katarakt, gözden göze yayılmaz ancak her iki gözde aynı anda gelişebilir. Katarakt, gözün aşırı kullanılması ya da kötü kullanılması sonucu gelişmez. Katarakt, nadiren aylar içerisinde gelişir, genellikle yıllar içerisinde yavaşça gelişir.
Konjenital katarakt Çocuklarda görünür ve ebeveynlerinden devralınır. Katarakt bir diğer formu olan göz yaralanmaları, bir sabit darbe veya kimyasal yanık gibi kaynaklanır. Travmatik katarakt vardır. Diyabet gibi hastalıklar katarakta sebep olur. Katarakt hastalığının sebepleri ile ilgili araştırmalar sürmektedir. Sigara, kötü beslenme, ultraviyole ışık, katarakt ve geliştirilmesi için ağır alkol tüketimine maruz kalma.

Katarakt bulguları

Eğer kataraktınız varsa;
Görmenizde ağrısız ve zaman içerisinde gelişen bir bulanıklık ve azalma,
Işığa karşı hassasiyet, geceleri araba farlarından aşırı rahatsız olma.
Yakın görmenin bozulması ve yakın gözlüklerinin sık sık değiştirilmesi ihtiyacının doğması.
Görüntülerin, netliğini yitirmesi gibi yakınmalarınızın olması çok doğaldır. Bu bulgular başka göz hastalıklarında görülse de en sık kataraktta görülürler.

Katarakt tedavisi

Erken katarakt bulguları, yeni gözlükler, daha parlak ışık ya da okumak için büyüteç kullanmak gibi önlemlerle azaltılabilir; ancak bu tür önlemler işe yaramadığı durumlarda, tek tedavi seçeneği cerrahidir. Katarakt hastalığının bilinen ve günlük kullanımda kanıtlanmış bir ilaç tedavisi yoktur. Cerrahi tedavi saydamlığını yitirmiş doğal lensin alınarak yerine suni bir lensin (merceğin) konulması ile yapılır.
Katarakt yalnızca günlük yaşam aktivitelerinde belirgin bir oranda kısıtlamaya neden olduğunda cerrahi tedavi düşünülmelidir. Gazete okumak, araba sürmek, televizyon seyretmek gibi işleri katarakta bağlı görme kaybı ile istediğiniz seviyede yapamıyorsanız, katarakt tedavisini düşünmeniz gerekir. Katarakt ameliyatı hemen yapılması gereken acil bir ameliyat değildir. Katarakt ameliyatı için riskleri ve kazançları göz doktorunuzla konuşarak karar vermelisiniz.
Bazı durumlarda, kataraktınız görmenizi etkilemese bile cerrahi ile kataraktınız alınmalıdır. Örneğin; şeker hastalarında lazer tedavisini engelleyen bir katarakt ya da göz tansiyonunda artışa neden olan bir katarakt görme şikayeti yapmasa da alınmalıdır. Eğer her iki gözünüzde de katarakt varsa ameliyatınızın genellikle aynı seansta değil ama 4-8 haftalık aralıklı iki ayrı seansta yapılması uygundur

Katarakt ameliyatları

Katarakt cerrahisi, en güvenli ve en etkili ameliyatlardan bir tanesidir ve tüm dünyada sıkça uygulanmaktadır. Katarakt ameliyatı olan 100 kişiden 90'ı ameliyat sonrasında ameliyat öncesine göre belirgin oranda daha iyi bir görmeye kavuşur.

Katarakt cerrahisinde klasik olarak iki temel teknik vardır. Bunlar, lensin bütün olarak dışındaki koruyucu zarı (kapsülü) ile durumlar hariç intrakapsüler katarakt cerrahisi yapılmamaktadır, çünkü bu cerrahi sonrası göz içerisine mercek konulması, gerekli desteği oluşturacak kapsülün alınması nedeni ile daha zordur. Ekstrakapsüler yöntemi ise küçük kesili ve büyük kesili olmak üzere ikiye ayırmak yerinde olacaktır. Küçük kesili yöntemlerden fakoemülsifikasyon ya da fako yönteminde, gözün önünü saat camı gibi kaplayan saydam korneaya küçük bir kesi yapılır ve buradan gözün içerisine sokulan bir prob yardımı ile lens ultrasonik olarak parçalanır ve emilerek katarakt alınır. Bu yöntem yanlış bir şekilde lazerle yapılan katarakt cerrahisi olarak da adlandırılmaktadır. Aslında katarakt lazer enerjisi ile değil ancak çok yüksek hızdaki titreşen bir titanyum ucun çıkardığı ultrasonik enerji ile parçalanmaktadır. Bu cerrahi sonrasında yapılan kesiye genellikle dikiş konulmaz. Daha başka küçük kesili katarakt ameliyatı yöntemleri de vardır, bunlardan en yaygın olanı mini-nuc tekniğidir, bu teknikte katarakt gelişmiş lensin çekirdeği, lensin geri kalanından gözün içerisinde ayrılır ve gözün beyaz kısmına yapılan küçük bir kesiden çıkartılır. Bu ameliyatta da fako yönteminde olduğu gibi kesiye genellikle dikiş konulmamaktadır.
Geniş kesili yöntemde ise göze daha geniş bir kesi yapılmakta ve lens bir bütün olarak çıkarılmaktadır. Bu cerrahi sonrasında yara yerine mutlaka dikiş konulması gereklidir. Katarakt gelişmiş ve saydamlığını yitirmiş doğal lens çıkarıldıktan sonra yerine çoğunlukla yüksek kaliteli bir çeşit plastikten yapılmış olan suni mercek konulmaktadır. Bu mercek sayesinde dış dünyadan gelen ışınlar net bir şekilde retinaya düşmekte ve görme problemi ortadan kalkmaktadır. Gözün içerisine konulan bu mercek, kalıcıdır ve daha sonra herhangi bir bakım gerektirmez bu merceğin varlığı kişi tarafından hissedilmez. Cerrahi bir problem ya da eşlik eden bazı göz rahatsızlıkları gibi durumlarda göz içerisine mercek konulmayabilir. Bu gibi durumlarda, gözlük, kornea üzerine konulan kontakt lens ya da ikinci bir cerrahi girişim gibi seçenekler söz konusu olabilir. Katarakt cerrahisi de her cerrahi gibi bazı riskleri içermektedir, bunlar kanama ya da mikrop kapma gibi durumlar olabilir. Cerrahiden sonra gözlerin temiz tutulması ve eller yıkanmadan gözün ellenmemesi gereklidir, kullanılması gereken bazı ilaçlar önerilen şekilde kullanılmalıdır. Katarakt cerrahisinden sonra genellikle gündelik yapılan işlerde kısıtlanmaya gidilmesi gerekli değildir. Cerrahiden sonra gözün sıkıca ovuşturulması sakıncalıdır, bu dönemde göze darbe getirebilecek durumlardan özenle kaçınılmalıdır. Katarakt cerrahisi sonrasında retina dekolmanı riski bir miktar artmaktadır. Bu durum geliştiğinde gözünüzde şimşek çakması, sinek uçuşması, kurum yağması ya da örümcek ağları gibi uçuşmaların görülmesi olur. Böylesi bir durumda acil olarak göz doktorunuza başvurmanız gereklidir.

Bebeklerde katarakt nedir?

Normalde bebekler gözün içinde şeffaf bir lens ile doğarlar. Lens retina üzerindeki nesnelere odaklanır. Bazı bebekler bulutlu ve süt beyaz bir lens ile doğarlar.Bu duruma katarakt denir. Opak haldeki lens nesnelerin görülmesine engel olur.
Design by
Aydın ERTÜRK
Anasayfa | Müşteri Hizmetleri | Yardım | İletişim
Bilmer Optik   copyright © 2008 - 2009